27 Ağustos 2009 Perşembe

böcek / kağıt üzerine mürekkepli kalem ve akrilik / 50x70 cm / 21 ocak 2009


POLİKİNİK DİLEMMA ara görüngü 18/b





her


her şiddetli yağmurda ıslanmış şeytanlar düşer
ve uzun ıslaktırlar
ve asalarıyla da olsa dikkat çekmezler
şehrin eski parke taşları piyano tuşları gibidir
ve yağmur yağdığı zaman çalarlar eski bir şarkıyı
şimdi yağmur yağmıyor bunu iyi biliyorum
üzerime yağıyor ıslanıyorum ıslanıyorum
insanlar yürüyorum boylu boyumca
kimse hissetmiyor yağmuru
ıslanıyorum ıslanıyorum


onbirtemmuzbindokuzyüzdoksansekiz








kumsal

yürek atmakta
narin tıpırtılarla ta içeride
kumsalda kumdan kale gibi

kendini yerlebir edecek
dalgayı
bekler
gibi

onikiocakbindokuzyüzdoksansekiz







ay

yarım kalmış bir yüzdür
ay
gümüş ruhlu
sarı kaftanlı sultan

mühründe sihir kazılıdr
ah aşk


onaltıağustosbindokuzyüzdoksaniki












göz

gözlerin ateş
yum gözlerini yuum

salgılar sızılar
ağır bir ağrı içine akıyor
zamanın ve belki de yaşamının

hiç umma
direncine tutunarak saklan


yirmibirnisanbindokuzyüzdoksansekiz







bir

büzülmüş
kımıldayamadığımda
siren sesleri ve yiten kenar çizgileri
elinizde tuttuğunuzda
fark edebilirsiniz ancak
onu görüyorum
kılcal damarlarımda var olan




iki


kapıların kenarlarında gölgeler
gölgelerde çocuklar
çocuklarda gözler
sarkan sağır kağıtlarda yazılar
gibiydik
duvarlarda




üç


hepsi eski taşlar

küçük hayvancıklar su diplerinde
tahta masada kırık kaplar
çivilerin pas izleri

23 Ağustos 2009 Pazar

FANZİNETİK




1) İSİM KOYMAK:
İlksel açmazlardan biridir. Çoğunlukla bu aşamada sönmüş bir çok deneme vardır.
Fanzin’in ismi önemlidir ( içeriği ile örtüşmesi gerekir ) ve fakat bu içerik çok fazla bağlayıcı olmamalıdır.

ALT BAŞLIK / Fanzin’in sınırları ve sınırsızlığı:

Alt başlık birinci kuralı: Fanzin kendi sınırlarını kendi belirler. ( ya da bu sınırlar zaman içinde belirir )

Alt başlık ikinci kuralı: Zaman içinde beliren sınırlar veya biçem gelişim sürecinde değişebilir ( belirginsizleşebilir)
Değişen karakter her zaman karaktersizlik olmayacaktır.

Bir fanzin’in adı içeriğine sıkı sıkıya değmeli (uymalıdır)
Kimi zaman bu isim içeriğe çok ani değip kaçabilir.
Burada okuyucunun takibi önem kazanır ve bundan dolayı da Fanzin’in yaratıcısının hiçbir suçu da olamayabilir.
Çünkü: Yaşama değmeyen şeyler Fanzine de değmez, teğet geçerler geçeceklerdir.

2) FANZİN’İN BİÇİM SINIRLARI VE SINIRSIZLIĞI:

a)Fanzin bir çoğaltım nesnesidir.

b)Fanzin baskı nesnesi değildir. ( Fanzin vaaz vermez)
Fanzin henüz çoğaltıma geçmeden önceki haliyle
( yaratıcısının elinden yazılarak, çizilerek, boyanarak ve kesilip, yapıştırılarak ) orijinal haliyle çıkmış tuhaf bir yaratıdır ve atıldır.
Çoğaltıma geçildiği anda yaratıcı fanzine yabancılaşmaya başlar. Dağıtım esnasından sonra, yaratıcısı onu bir rafta veya başka birinin elinde gördüğünde, uzaktan kan bağı olan bir yakınını görmüş hissine kapılır.
Fanzin fotokopinin bütün çoğaltım olanakları göz önünde bulundurularak incelenmesi gerekli olan bir nesne olduğundan, çok renkli kağıtlar üzerinde kaliteli bir kopya ya da dümdüzünden renkli fotokopi olanaklarıyla çok lüks bir dergi görünümünde olabileceği gibi, kötü kağıtlara çok kötü bir fotokopi tekniğiyle kopyalanabileceğinden pespaye ve partal ne idüğü belirsiz bir görünüm de sergileyebilir.

FANZİN’İN BOYUTLARI:
Ftokopi makinalarının sınırlarıyla, maddi imkânların sınırları ve yaratıcısının düşünce boyutlarının sınırları ile belirlenir.
Tüm bu sınırlamaların içine “ OKUYUCU / TAKİPÇİ ” nin talepleri ayrı bir sınır koyabileceği gibi bir sorunsalın varlığı – “ Bazen hiçbir işe yaramayabilir de “
Bu durumda yaratıcı kafasına göre her hangi bir fanzin boyutu saptayabilir.


KALICI DURUM ÖLÜMDÜR “ PARADOKS”
Fanzin kaldığı müddette öldürücüdür. Koruyucu teçhizat olmadan incelenmemesi gerektiği okuyucu/takipçi’ye bildirilmelidir. Fotokopi uçucudur, uçar ve bir tür eşeysiz çoğalmadır. Çünkü yansıma kurallarına göre çoğalır. Yansıma ve aynalar aldatıcıdır, kandırır. “ Bir şey aldatıcı olabildiği oranda gerçektir ” . Fanzin ne kadar aldatıcıysa o kadar gerçek olabilir.
Fanzin bir fotokopi nesnesi olduğundan:
Fotokopi’nin beyazı negatif, siyahı pozitiftir.
Beyazı gece. / Siyahı silahtır.
Dolayısı ile fanzin gecenin tam ortasında doğmuş gece yapıntısı, gece nesnesidir.
Okuyucu / takipçinin fanzin’i daha iyi kavrayabilmesi için, fanzine bakış anlarını geceye göre ayarlaması gerekir.

FANZİN ÖZEL KURALLARI:
1) Çoğunlukla fanzin anarşist ruh taşır. Sistemin dışındadır ve orada kalmakta diretir. Sistemin dışı dinamiktir. Sistemde bürokrasi vardır. Bürokratik düzen fikirleri yavaşlatır, kayganlaştırır, sulandırır, zaman kaybına yol açar, ezer, süründürür ve sonunda öldürür.
Sistem içerisinde onaylanarak basılmış nesnelerdeki düşünceler artık ölü düşüncelerdir.
Sistem içerisinde, dışarıdaki dinamik ortam hiçbir zaman yer almamıştır.
2) Fanzin kendi koyduğu kurallara da boyun eğmemelidir. Kendi sınırlarında
kendi sınırsızlığını yaşayabilmelidir.
3) Fanzin sonuna kadar bireyseldir. Bu sebeple sisteme karşı çıkarken gerek
biçimsel gerek içeriksel olarak kendi içlerinde sistem oluşturan fanzinler büyük
gaf yaparlar.
Bu durumda bir fanzin belli bir grubun veya grupların sistemi içindeki biçimsellikleriyle sisteme tavır alıyorsa, tutarsızdır.
Bu tavır zaman içerisinde gittikçe komikleşir ve parodiye dönüşür.
4) Fanzin evrensel değildir.
5) Fanzin evrensel olmaya başladığında, kalıcı nesne konumuna geçer. Bu boyut değiştirme onu öldürür. Daha önce de belirtildiği gibi kalıcı durum ölümdür.
6) Fanzin “AN” ı çalmak için tekrar eder, çünkü “KAN” da “AN” gizlidir ve bu bir rtimdir.

FANZİN İÇSEL KURALLARI:1) Size demiştik fotokopi ukaladır diye.
2) Fotokopi’nin ukalalığı oranında fanzin de ukaladır.
3) Fotokopi uçucudur demiştik, uçucu olduğu oranda da ölümsüzdür.
a) Çünkü fotokopi olmayanı oldurur ( öldürür )
Tam da bu yüzden Fanzin ölümsüzdür.
b) Fanzin ölümsüzdür. Uçar ve belki de düşe düşerek havalanır. Tıpkı bir
çulluk gibi. Ve tıpkı bir çulluk gibi düşerken bile aldatır.
Düştüğü kesindir ancak düştüğü yeri bulamazsınız.
c) Fanzin kabuk bağlamış yaradır.
1- Kaşıyabilisiniz.
2- Kanar.
3- Kendi kendine kanar. ( ve kabuğu düşüremezsiniz )
4- Taşır – taşar – taşkındır .

ALT BAŞLIK:

KAŞIYIN: Kanadığını görmek için. Sonra kendi kendine kanat (ır) lanır, kendi içinde uçabilmek için. Ancak fanzin’in hiçbir amacı olmadığını anladığınızda, oyunundaki oyunu çözemezsiniz. İşte o zaman ölümün olduğu yerde daha eğlenceli ne olabilir ki? Bu durumda fanzin sizi enayi yerine koyduğunu fark ederek özür diler. Ama gülmeden de edemez.

FANZİN BİR ÇEŞİT SEBEPSİZ, GERKSİZ ÖNGÖRÜLER TOPLAMIDIR:
Tıpkı fotokopi makinesinin birden bire ve hızla belirli boyutlardaki kağıtlara birtakım yansıtmalar yapmasındaki gibi fanzin’in yaratıcısının beyninde aniden belirir. Bu belirtiler sokaklarda başıboş gezmekte olan, ya da alakasız başka bir takım işlerle meşgul olan fanzin yaratıcısının beyni ile beş duyusu arasında gidip gelmeye başlar. “ Bu ağır bir med / cezir’dir ”
Gidip gelmelere örnek vermek gerekirse:
Bu gidip gelmeler gözlere doğru kusulduğunda, gözler ile duyumsanır ve beyin’e geri gönderilir. Buruna doğru kusulduğunda, burunda bir takım kokular olarak duyumsanır ve beyine geri gönderilir. Deride, dilde, kulakta ayrı ayrı bir çok etkiler yaratır.
İşte bu ağır med / cezir’ler sonunda veya aralıklarında kıyıya vurmuş bazı nesneler ya da kabuklu deniz hayvanları gibi gözüken “şey”ler fanzin’in malzemelerini oluşturan HAMMADDELER’dir. Fanzin yaratıcısı bu nesneleri bir koleksiyoncu edası ile toplamayı başarabilir ise ( ki bazen başaramaz ) onları kendi kurgularından oluşturduğu bazı yüzeyler üzerine yerleştirir.

Burada özel ve uzun bir alt-başlık kurmak gerekir ise:
Fanzin, tam olarak koleksiyoncu mantığı ile bir çeşit sebepsiz, gereksiz öngörüler toplamı oluşturma çabası ile fanzin-yaratıcısı tarafından oluşturulmuş ve yine aynı gereksiz çabalar ile halk arasındaki umarsız dolaşımın içine bırakılmıştır.
Bazen yukarıda yazılanlardan başka fanzin’in oluşturulma sebepleri sorgulanırsa, bu abesle iştigal olabilir.
Fanzin’in hiçlikli amaçları sebebi ile fanzin ayrı ayrı her okuyucu-takipçi’de çok doğal olageldiği gibi ( olacağı gibi ) farklı yerlere temas eder. Bu farklı temaslar
( her seferinde ) hayatın anlamını açıklar, çözümler sunar, yaralara merhem olur gibi gözükür.
Fanzin hiçbir zaman gelecekteki mutlu ve parlak günleri vaat etmez, çünkü fanzin yaşama fotokopinin siyah/beyaz’ından bakar.




Fanzinetik Haziran – 1998 ile Ekim – 1998 tarihleri arasında yazılıp,
POLİKİNİK DİLEMMA’da fotokopi marifeti ile çoğaltılıp gene aynı tarihler içinde yayınlanmıştır.

19 Ağustos 2009 Çarşamba