3 Aralık 2009 Perşembe

















Çok ayrı dillerde tanımlamalar / dijital kolaj / 27-06-2005










Çok ayrı dillerde tanımlamalar / dijital kolaj / 21-03-2005






Biçim bozma yeniden yapılandırma / dijital kolaj / 10-04-2005







kolaj







naturmort_tuval üzerine akrilik_70x100cm_13/04/2010








tuvaluzrneakrlik_50x70cm_5haziran2010
















AK GALERİ
Etkinlik 2

Altıpatlar Sok. No:12
Çukurcuma / Beyoğlu
Açılış: 27/ 05 / 2010 Saat: 18.00






hazım ağrıları / tuval üzerine akrilik / 90x70cm / 24 subat 2010






anatomi atlası / açık kalpli 3 / kağıt üzerine mürekkepli kalem / 32x46cm / 26_03_2004













itüzümleri / tuval üzerine akrilik / 100x120cm. 2010
yukarıdaki resim de aşağıdaki metin göz önüne alınarak ortaya çıkmıştır...





söykü


sığırcık sıçanları itüzümlerine çıkmışlar gelen günü karşılıyorlardı
uzaktaki şehrin bacalarında rüzgâr uğuldadı bir an
akşama doğru şehrin eski bir kulesinin gölgesi o çevredeki batakhanenin damına hiçbir zaman düşmezdi ve bu şehirde “gece sokaklara saplanırdı” gerçeğini sadece liğme liğme olmuş üst başlarıyla şarapçılar bilirdi
yaz akşamları kırlangıçların sesleri kentin kendine has müziğine karışır
sahile inildikçe martı çığlıkları bu biraz egzotik senfoniye katılmaya başlar
güneş altın yaldızlı kağıtlarını yapıların camlarına yapıştırırdı
bu şehrin kalbinde bir canavar gözü var
ona doğru gelen insanları çevresindeki kasabaları kentleri hatta kuşları köpekleri kedileri balıkları ağaçları sokakları gemileri uçakları acımadan yutar
koyu gölgelerinde sindirir
geceleri parlayan binlerce gözüyle bakar



yukarıdaki metin polikinik dilemma'nın 5. görüngüsünde bindokuzyüzdoksaniki yılı itibarı ile görünmüştür.... ancak metnin kendisi tarafımdan bindokuzyüzdoksanbir yılında yazılmıştır...



ikili pano _ tuval üzerine akrilik _ 150x200cm. _ 2008

MANİFESTO
modernizm ve soyut dönem yaşandı
resim
dünyamızdaki herhangi bir şeyi
tasvir etmek veya onun aracılığını yapmak
görevini aştı
artık kendisi oldu
soyutlama bilgisi ile bile hiçbir şeyi tasvir etmeyebilir
tuval üzerindeki bir geometrik biçim olarak “kare”nin
bile hiçbir şeye gönderme yapmadığını öğrendik
resim artık kendisi
kendisini üretiyor
ve kendini dünyadan tecrit etmese bile

bu noktadan sonra
figüratif anlayış
resmin kendi içindeki anlayışından doğacaktır
tıpkı evrenin kendi içinde kendini
tekrar tekrar yeniden oluşturması gibi
figür resmin içindeki bulamaçtan fırlayacaktır
hem geçmişinden bir takım nüveler taşıyacaktır
hem de yeni bir soyu oluşturacaktır
yeni soy tasvir etme görevi taşımayacaktır
resimdeki figür resmin kendi figürüdür
dörtnisanikibinon



sığmadı kâbus
su da sabun da kıvrak ezilmeler
kelimeler kırıldı yeniden birleşti
kuş kendine döndü
ağaç kendine döndü
kimse kabul etti mi
hep ayrı yere bakılır
kırmızı bir yusufçuk konacak
siyah dağın tepesine
sarı harflerle yazacak kendi yazgısını


dörtnisanikibinon



polikinik dilemma görüngü 31



söykü:

yedi sebep üzerine kurulmuş
bir kent için yedi başlık



1 kış kent

yılışık ışık
şık kış
eli açık kız-
an sömürülen dolay-
ısıyla şeh’r çılgın çalgı
tınısı ılgın şar-
kında bilenir babil bire bir
bil kabus konstantiniye-
ni eski eksik yeni eskiden kalmış kız-
an tüketilen bitme-
yen (den) ge
sır kulesi kız
kız ve sır-
alanır boyanır çıkar
yaz kış şeh’r bu şehre sızar-
tıkalı geceler konstantinapoliz
iziz biz sizsiz sessiz


2 yaz kent

tensen sen sâfi
tin senden kâfi-
ye ter göz yaşı-
yorum bedenimdeki iz-
lek(e) akıyor suya
karışıp taşa taştan ota
bilinmez rota daha önce-
den gidilmeden gelinen zaman-
ın kınında terk edilmişler diyarı





3 ten kent

saten gidiyor zaten yelkenli
denizinde âla kendi kedisine
sığınmış sıvanmış hala yek-
ün tutmaz mı fark-
etmez etmesin esinsiz kalmaz
azar azar ölürüz hey ten
sen ötedekiyiz sen en sen
senden önce nedir bildin mi baba-
bildik yok nedir bilmezdik-
yokuşlarından inerken ya da çıkarken
sırrını keşfettik sandık
yeni sırrını görene dek


4 tin kent

konstantin kent
kenti terk et yeke yek-
nesak olmuş o’ndan tin-
erciler düştü düşten-
sel akıyor boğazdan
kırsal akıyor her bayram
bayraklarda sadece bayram


5 gravür

o samanlı kağıtlara osmanlı
el yapımı kağıtlara sanrı
ey küflü küf’r etme saklayamazsın
gâvurlarca bu muhasarayı
terkisinde et epritti
sürdü çinko
baskı gravürde dedelerimiz
kızıl kavuk
işli kaftan al atla




6 alt dil şeh’ri

tirele titre siren leş
ertele me yan körü
bırak
ertele me an

kıyas kaldırmaz babil
kıyamet kaldırır seni
şeh’rin alt dili
üst diline gebe şimdi
an oldu
hep oldu
il legal



7 günah kent

gün ermeden
kanat gerilmezdir kuşlar kırallığında
gün düşmeden
düş görülür
gül boyanır her kim yazdıysa
ayar bozar
rüzgar esmeden
yelkenler gerilmezdir
ters bozar
sokak kuralı bir





a) şehr’e kişisel kayıt

temmuz
temerkuz kampı
kişisel kıyıda
kişisel kayıt-
sızlık sızı belki de şehirde
yok yokuşlar çıkıldı
temmuz
eski anıldı-
ğı kadar mıydı
esirlikten esrikliğe yürü-
ndü dün ağardı
ağustos’a kaç-
tım kaç kere
ağustos
ağ son nokta-
dır bir balığa
oltada kalmıştır
sonra-
sı sığ-
ınağa nakil


b) şehr’e kişsel kayıt iki

samatya’da eski çocuk düşü görerek
ayazma’nın da kokusu yoktur ki
tüm sular gibi ancak akar
kan
kefensiz yatılır ya
kan andırır acıyı
çöle yakın hatta çölü yakın


c) gelmeyen

gelmez
gelmez oldu geceler sona-
erdi günler kendi kendine






yirmiüçhaziranikibinbeş







POLİKİNİK DİLEMMA RESİMLİ SÖYKÜ











------------------------------------------------------------------------------------------------


anatomi atlası / kağıt üzerine mürekkepli kalem / 35x50cm / 11_06_2008

Hiç yorum yok: